Hatıra-sız
sevgili peyami safa "mesele diye karşımıza çıkan zorlukların çoğunu kendi ruhumuzun içinde halledebiliriz" diyor, içimde kederin uğultuları başlıyor, halledemiyorum. bu hayat durakladı. üzüntüler mi hastalıklara yol açar yoksa hastalıklar mı üzüntülere. düşündüm baya, aynı zamanda şeyi düşündüm, yağmur altında oğlunun bisikletini tamir etmeye uğraşan babanın merhametini, yaradan'ından mabedinde bir başına duran kulun insana verdiği o garip ve hüzünlü huzuru, duygunu hissedip seni arayan dostun verdiği güveni, beni yanağımdan öperek namaza kaldıran babamı, düşündüm öyle. kimi zaman ilginç ki kendi kaygılarımı göremezdim. çoğu zaman beni yoran işim, sorumluluklarım değilde duyduklarım ve dinlediklerim olurdu. bazen konuşulanların ardından kaslarım ağrır gibi olurdu. fazla düşünmekten bazen gözlerimin kontrolünü dahi yitirdiğimi hissederdim. içime bir sıkıntı çöker, kurduğum cümleler göğsümün orta yerine çöreklenirdi, kalbim kırılır fakat dilim bunu ifade edemezdi, bazen be...


