Hatıra-sız
sevgili peyami safa "mesele diye karşımıza çıkan zorlukların çoğunu kendi ruhumuzun içinde halledebiliriz" diyor, içimde kederin uğultuları başlıyor, halledemiyorum.
bu hayat durakladı. üzüntüler mi hastalıklara yol açar yoksa hastalıklar mı üzüntülere. düşündüm baya, aynı zamanda şeyi düşündüm, yağmur altında oğlunun bisikletini tamir etmeye uğraşan babanın merhametini, yaradan'ından mabedinde bir başına duran kulun insana verdiği o garip ve hüzünlü huzuru, duygunu hissedip seni arayan dostun verdiği güveni, beni yanağımdan öperek namaza kaldıran babamı, düşündüm öyle. kimi zaman ilginç ki kendi kaygılarımı göremezdim. çoğu zaman beni yoran işim, sorumluluklarım değilde duyduklarım ve dinlediklerim olurdu.
bazen konuşulanların ardından kaslarım ağrır gibi olurdu. fazla düşünmekten bazen gözlerimin kontrolünü dahi yitirdiğimi hissederdim. içime bir sıkıntı çöker, kurduğum cümleler göğsümün orta yerine çöreklenirdi, kalbim kırılır fakat dilim bunu ifade edemezdi, bazen bende kalp kırardım. duymak istemediğim eleştirileri duyar, etmediğim lafları dinler ve nihayetinde güvenip sırtımı yasladığım insanlardan uzaklaşmak zorunda kalırdım, yeni kurulan bir hayattı,zordu. zaten sıkmaktan dişlerim ağrır, gündüzleri anlatamadıklarımı gecelere akıtırdım.
ve bağımsız gözüken bağımlı hayatım onun kelimeleriyle yine çakışıyordu " acıların ötesinde bir beklenti vardı: kendi dünyamın beklentisi, kendi odamda içebileceğim sabah çayının beklentisi." aynı beklentiyi hala duyumsuyorum "belirsizlik arasında belirlemeye çalıştığımız yaşam gibi."
akşamları eve yorgun geliyorum, hep bir şeylere kızgınım, öfkeliyim, mağlubum. sürekli tek bir şeyi düşünüyorum, insan düşünmeden düşünür mü, düşünmeden düşünüyorum. kendime kızıyorum, eskisi gibi çalışamıyorum, yemekleri yarım bırakıyorum,mutsuzluk bu diyorum, dışıma dahasını yansıtıyorum. sevdiğim insanları üzüyorum, üzülüyorum. tanpınar evrene yabancı olan beni bana anlatıyor; “gündelik hayatımla arama, yaşanmamış rüyaların azabı girmişti.”insanları mutlu görünce kendimi çok zavallı buluyorum, bazı zamanlar kendimi bilerek çok yoruyorum, uyuyarak düşünmekten kaçırıyorum. hiç hesapta yokken, kederleniyorum birden bire. eskiden olduğum o kızı kaybetmeseydim ellerinden tutsaydım onun, güzel yanaklarından öpüp “kendine dert arama yavrucuğum” deseydim.uzaklaşan geçmişin peşine düşmek insanda bir garip hisse neden oluyor, huzurlu uykularım beni terk etti. kurduğum eski hayalleri de bulamıyorum bir türlü. çoğunlukla sessiz düşünceler içerisinde bekliyorum, yazmak da hayal kurmak kadar zor geliyor. yazacak olsam hatrıma düşen kelimeler zihnimden zorla sökülürlermişcesine güç ayrılıyorlar. hiçbir şey beni eskisi gibi heyecanlandırmıyor, kendime duyduğum inancı, hayallerimin sahiciliğini yitirdim.






Yorumlar
Yorum Gönder